![]() |
| | #1 (permalink) |
| Yönetimde planlama ve örgütlemeden sonra kurulan sistemin işlemesine, bir diğer ifadeyle örgütün harekete geçirilmesine sıra gelmektedir. Yani yönetici planını yaparak örgütünü oluşturduktan sonra harekete geçirmeye hazır durumdadır. Bu işi yerine getirecek olan yönetim fonksiyonu, yöneltme (yürütme)’dir. Emir-kumanda, emir-komuta adları da verilen bu fonksiyonda yönetici ilk defa, planı uygulamak için örgütün çeşitli basamaklarına yerleştirdiği personel ile karşı karşıya gelmektedir. Bu nedenledir ki, yönetme fonksiyonu, planlama ve örgütlemenin yanında daha dinamik bir süreç biçimindedir. Yöneltme; organizasyonda yer alan görevlere elemanların seçimi, eğitilmesi, kendilerine gerekli yetkilerin devredilmesi, bu kişilere işlerin yapılması ile ilgili olarak gerekli emir/direktiflerin (yönergelerin) verilmesidir. Yöneltme fonksiyonu, planlara göre bir örgütü yürüten yönetim faaliyetidir. Yöneltme çalışması, bir pilotun uçağı havaalanına veya kaptanın gemiyi limana götürmesine benzemektedir. Fakat yolculuk planının çizilmesi, yön ve yolunun tespit edilmesi yeterli değildir. Yolculuk süresince, aracı kazasız bir şekilde amaca eriştirmek için gereken her türlü tedbiri de almak durumu söz konusudur. İşletmelerin yönetimi bu örneğe çok benzemektedir. Planda belirlenen genel yönü takip etmek tek başına yetersizdir. Yolculuk boyunca çok sayıda ayrıntıyla da ilgilenmek gereği vardır. Sürücü, bu cansız araçları, teknik ve fiziki imkanlar içerisinde istediği şekilde yönetebilir. İşletme yöneticisi ise örgütte yer alan ve psiko-sosyal yapıları ayrı olan çeşitli insanları yöneltmek durumundadır. Burada yöneticilerin, astlarına emir vermesi veya diğer yollarla ne yapması gerektiğini onlara iletmeleri söz konusudur. Yöneltme fonksiyonunun özellik ve önemi konunun insan olmasından kaynaklanmaktadır. Başarılı işletmelerin yöneticilerine başarılarının sırları sorulduğunda, “Biz şanslıyız, en iyi elemanlar bizde.” diye cevap verirler. Gerçekte, iyi performans yakalama konusunda şansın etkisi oldukça küçüktür. Bu işletmelerin başarısında çalışanları gerektiği gibi yönlendiren iyi yöneticilerin payı büyüktür. Emir-Komuta Her organizasyonun bünyesinde emir-komuta zinciri vardır. Ancak işletmenin kültür yapısına, yöneticilerin liderlik anlayışlarına bağlı olarak emir-komuta zincirinin işlemesi büyük değişiklikler gösterir. Yöneticiniz, sorumluluğunda olan bazı işlerin takip ve bitirilmesi görevini size devrettiği zaman, iş ve görevleri diğer insanlara nasıl yöneltebileceğinizi, direktifleri nasıl vereceğinizi bilmelisiniz. İşletmenizin amacına uygun sonuçları elde edebilmek için gerekli ortamı nasıl yaratacak ve yürüteceksiniz? Günümüz araştırmacılarından Clauswitz şöyle demektedir: “İnsanların zamanlarını satın alabilirsiniz ama sevgi ve saygılarını asla, onları kazanmanız gerekir.” Genel olarak insanlar emir almaktan hoşlanmazlar. Özellikle mevki ve yaşça kendilerinden küçük ya da eşit kişilerden emir almayı hiç istemezler. Birlikte çalıştığınız insanlardan bu nedenlerle tepkiler almak istemiyorsanız, öncelikle onların sevgi ve saygısını kazanın ve yöneltme işlevinin inceliklerini iyi bilerek, uygulayın. Yöneltme işlevinde önemli iki kavram vardır; Emir ve Direktif (Yönerge) Emir, bir işin amacına uygun olarak sonuca ulaşması için “Ne” yapılacağını; Direktif (Yönerge) ise yapılacak işin “Nasıl” yapılacağını belirtir. Komuta; bir örgütte farklı kademelerdeki dikey ve dolaysız ilişkileri gösteren yapı türüdür. Yani, temel emirkomuta zincirini temsil eder ve yetki kavramıyla özdeşleşir. Komuta yetkisinden söz etmek, üst ile ast arasındaki dolaysız emir verme ilişkisini belirtmek demektir. Bu zincir, örgütün başında bulunan kişiden en alt kademedeki işçilere kadar uzanır. Bu zincirde yetki kanalları kesiksizdir. Yani üstlerin, astları üzerinde doğrudan kumanda yetkisi vardır ve her bir ast yalnız bir tek üste boyun eğme durumundadır. Bir birey/öğrenci Komuta örgütünde her bir ast, kimin emirlerini dinleyeceğini ve kimlere emir vereceğini örgüt şemasındaki çizgilere bakarak kolayca bilir. Böylece işlerin sonuçları kesin ve tez elde edilir. Komuta örgütü yatay ve dikey olmak üzere iki yönde büyür. Dikey büyüme yetki devre yoluyla, yatay büyüme ise işbölümü ve uzmanlaşma yoluyla gerçekleşir. Emir Özellikleri İnsan direktifin içeriğini anlamalı, nedenini bilmelidir. Üst ile ast arasında yüz yüze ilişkilerin olduğu durumlarda, zamandan tasarruf ve düşünce birliği sağlamak gibi yararlarından dolayı sözlü emirler, yazılı emirlere göre üstünlük gösterir. Sözlü ve yazılı emirler, kesin ve açık olmalı, asla kararsızlık oluşturmamalıdır. Emrin amacı asta açıklanmalı ve gerektiğinde onun da düşünceleri alınmalıdır. Astların duygu ve inançlarında işletmenin amacına uygun değişiklikler meydana getirmeli ve bunun için inanç aşılamaya çalışılmalıdır. Üst, yerine getirilmesi olanaksız veya herhangi bir nedenle yerine getirilmeyecek olan emirler vermemelidir. İnsan, direktifi yerine getirecek yeterli zihinsel, psikolojik ve bedensel güce sahip olmalıdır. Direktifi yerine getirecek yeterli maddesel öğeler araç-gereci olmalıdır. Direktifler çeşitli sebeplerle engellenmemeli, değiştirilmemelidir. (Komuta birliği) Direktifler yazılı veya sözlü olarak verilebilmelidir. Örgütteki yetki ve sorumluluk ilişkilerini açıkça ve basit bir biçimde ortaya koymalı,. personelin yetki ve sorumluluk dereceleri kesin ve anlaşılır biçimde olmalıdır. Bir sorun çıktığında o sorunla uğraşacak kişilerin sayısı az olduğundan çabuk karar vermeye yardımcı olur ve örgütü değişim yönlerine kolayca uyarlar. Salt komuta örgütleri küçük olacağından yönetim ile çalışanların yakınlaşması daha fazladır. Örgütte çalışan herkes neler olup bittiğini kolayca görebilir. Üstün Emir Verme Türleri Yönetme fonksiyonunun iyi bir biçimde yerine getirilmesi, geniş ölçüde emirlerin niteliğine bağlıdır. Özelliği bakımından emirler, demokratik ve otokratik olmak üzere iki türde incelenebilir. Emrin ve emir-komuta fonksiyonunun demokratik ya da otokratik olması, geniş ölçüde toplumun sosyal ve kültürel yapısı ile ilişkilidir. Yöneticilerin yetiştikleri ve içinde yaşadıkları toplumun kültürü, değişik bir yönetim anlayışı ve felsefesi doğmasına yol açmıştır. Bu açıdan yapılacak bir inceleme bize toplumun içinde bulunduğu sosyolojik, kültürel ve siyasal durumun aileden başlamak üzere bütün kurumları ve doğal olarak da işletmeleri etkileyeceğini gösterecektir. Yöneticiler, emir verirken bazı noktalara dikkat etmek zorundadırlar. Bir emrin niteliği ve organizasyon kademelerinde hareket şekli bu emrin yerine getirilmesinde başlıca etken olur. Bu bakımdan emirlerin hazırlanış ve verilmesinde uygulanması gereken bazı ilkeler vardır. Bunları özet olarak şöyle açıklamak mümkündür. Emir akılcı ve yerine getirilmesi mümkün olmalıdır. Emir tam olmalıdır. Emir çok açık olmalıdır. Emir, yapılan hizmetle ilgili olmalıdır. Etkili bir emirde ikna havası bulunmalıdır. Emrin nedeni açıklanmalıdır. Emir Akılcı Ve Yerine Getirilmesi Mümkün Olmalıdır Emir, akılcı olmalıdır. Bir kimseden akılcı olmayan herhangi bir şey istemek, moral bakımından kötü etki yapar. Verilen emir, astın gücünü ve yeteneğini, görgüsünü ve terbiyesini aşmayacak nitelikte olmalıdır. Bu nedenle akılcı olmayan bir emrin yerine getirilmesinden dolayı astı sorumlu tutmak mümkün olmayacağından, akılcı olmayan bir emir, denetimi de aksatır. Emir Tam Olmalıdır Tam bir emir, emir alan kimsenin kafasında ne yapılması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bırakmamalıdır. Ayrıca yapılacak işin miktarı ve kalitesi, hangi yöntemlerle ve ne zaman yapılacağı da belirtilmelidir. Emir Çok Açık Olmalıdır Verilen emir, bunları alacak kişiler için anlaşılacak biçimde olmalıdır. Bir emrin açık olup olmamasını, emir alan kişinin bunu anlayıp anlamaması belirler. Emir veren kişi için açık olan bir emir, emri alan kişi için açık olmayabilir. Zira emir veren üst, kafasında ne yapılması gerektiğine ilişkin kesin bir fikri bulunduğundan, emrin açık olduğunu zanneder. Bu bakımdan üst, emir verirken kendisini emir alan kişinin yerine koymalı ve ne söylemesi gerektiğini buna göre belirlemelidir. Kullanılan dil de kolaylıkla anlaşılabilecek biçimde olmalıdır. Emir Yapılan Hizmetle İlgili Olmalıdır Kendisiyle ve işiyle ilgili olmayan herhangi bir emir alan ast, bunu arzu etmeyerek yerine getirecektir. Çalışanlar verilen emrin kendi işiyle ilgili olduğuna inanmalıdır. Aksi durumda, yönetici ile çalışan arasında bir takım sürtüşmeler meydana gelebilir. Etkili Bir Emirde İkna Havası Bulunmalıdır Yöneticiler, organizasyonun amacına uygun biçimde astlarının duygu ve inançlarında değişiklikler meydana getirmeye çalışmalı ve bu amaçla ikna ve inanç aşılama güçlerini artırmaya çalışmalıdır. Emrin Nedeni Açıklanmalıdır Emrin nedenini açıklama, moral üzerinde de önemli olumlu etkiler yapar. Emri alan kişi, anladığı ve nedenini bildiği emirleri daha kolaylıkla yerine getirir. Bunun yanında emri alan kişinin, bu işi yaparken bir plan hazırlayacağı için, yapacağı işin niçin ve hangi amaç ile yapıldığını bilmesi, önceden düşünülmeyen olayların ortaya çıkışında nasıl hareket edeceğine dair bir fikre sahip olmasını sağlar. kaynak : MEGEP | İş Organizasyonu | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |