MeslekForum Mesleki Gelişim Forumu

Go Back   MeslekForum Mesleki Gelişim Forumu > Eğitim - Öğretim / Kişisel Gelişim / Kariyer > Mesleki Gelişim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-13-2009, 15:02   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Senior Member
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik Tarihi: Nov 2009
Üye No : 5
Mesajlar: 132
Standart Anlatıma Hazırlık

ANLATIM
Anlatıma Hazırlık
Doğallık

Anlatımda yapaylığa düşmeden konuşmanın gerektirdiği ses tonuyla konuşmaya
doğallık denir. Bu özellik, diksiyonun vazgeçilmez öğelerinden birisidir. Doğallığın önemi,
kişinin kendine ait konuşmalarından çok, sesiyle canlandırdığı metinlerde ortaya çıkar.
Bağırma
Bağırma, insan sesinin en doğal görünüşlerinden biridir. Bağırma sesi çıkarılırken
gerekli hecede ünsüzün şiddetlendirilmesi ve buna aynı şiddette süresi uzatılan ve yükseltilen
ünlünün katılması gerekir.
Gülme
İnsana özgü doğal ses çıkarma biçimlerinden birisi de gülmedir. Gülme doğal olmakla
birlikte doğal biçimde canlandırılması kolay değildir.
Hıçkırık (Ağlama)
Kimi dramatik olay ve durumları aslına uygun olarak seslendirme ve canlandırma
biçimine diksiyonda hıçkırık (ağlama) adı verilir. Diksiyonda doğallık sağlayacak
becerilerden biride hıçkırığı gerçeğine en yakın biçimde çıkarabilmektedir.
Anlatım Alıştırmaları
Doğallık, bağırma, gülme ve hıçkırık (ağlama)gibi diksiyonu bütünleyen özellikler
yerli yerinde ve kıvamında kullanabilirse konuşmayı albenili duruma getirebilir. Bu
bakımdan sınıf içinde sırayla bu dört eylem tekrarlanabilir.

Üslûp
Konuşmacının duygu, düşünce ve bilgilerini karşı tarafa aktarmasına üslûp adını
verdiğimiz değişik yollar kullanılmaktadır.
Sade Üslûp
Doğal ve açık anlatım özelliğine “sade üslûp” denir. Bu üslûpta uzun ve süslü sözler,
gösterişli parlak hayaller yerine kolay anlaşılır bir tarz esastır. Kolay ve pratik öğretmek,
eğlendirmek ve üslûbun niteliklerindendir.
Yüksek üslûp
Düşünceler ve duygular çok yüksek, sanatlı ve görkemliyse bu tür anlatıma “yüksek
üslûp” adı verilir. Bu üslûpta kelimeler, seçkin ve parlaktır. Sade ve kolay anlaşılan cümleler
yerine imajlara ve söz sanatlarına dayalı ifadeler kullanılır. Bu üslûbu kültürlü insanlar anlar.
Karışık üslûp
Herkesin anlayacağı nitelikteki anlatım özelliğine de “karışık üslûp” denir. Bu tür
söyleyişte sade ve yüksek üslûbun karışımı görülür. Bu üslûbu her sınıftaki insan anlayabilir.

Şekil 1.1: Karışık üslup

Üslûpla İlgili Çalışmalar

Bu sonuçlardan şunu anlıyoruz; ilk karşılaştığımız zaman nasıl göründüğümüz, nasıl
bir yüz ifadesine sahip olduğumuz ve nasıl konuştuğumuz, ne konuştuğumuzdan daha
önemli olmaktadır.
* Yukarıdaki üslûp türlerine uygun parçalar bulunuz ve sınıfta okuyunuz.
* Sınıf içinde yukarıdaki üslûp türlerine uygun konuşmalar yapınız.
Üslûp Özellikleri
Nasıl ki her yazının üslûp açısından bir özelliği varsa her konuşmanın da kendine özgü
bir üslûbu vardır. Konuşmanın karakterini biraz da üslûp belirler. Konu ile seçilen üslûp
arasında bir uygunluk sağlanamazsa konuşma başarısız olur. Bu açıdan üslûp ile ilgili temel
bilgilere sahip olmak. üslûbun inceliklerine dikkat etmek ve üslûbu belirlerken üzerinde
düşünmek gerekir.
Bir konuşmacının söylemek istediğini anlayabilmek dinleyenler açısından önemlidir.
Konuşmasında çok sayıda yabancı kelime kullanan, bir yığın terimleri arka arkaya sıralayan,
biraz dinlemeden sonra usanç veren bir konuşmacıyı kimse dinlemek istemez.
Bir konuşmada aranması gereken üslûp özelliklerini aşağıdaki başlıklarla ortaya
koyabiliriz:
İçtenlik
Bir konuşmacıda bulunması gereken en önemli özellik içtenliktir. Çünkü, gönülden
çıkmayan bir söze, inanmadan söylediğiniz bir söylediğiniz bir düşünceye kendiniz kabul
etmediğiniz için başkalarını inandırmanız çok zordur. Bu durumda rol yapmanız ve
yapmacık olmanız gerekir. Bunlar ise doğru, güzel ve etkili konuşmanın düşmanlarıdır.
Konuşmanın içten, yani samimi olması da anlatımın özelliklerindendir. Anlatımın
içtenlik tanıması demek; ancak inancımıza ve düşüncemize uygun şeyleri, içimize doğduğu
gibi konuşmak demektir. Doğruluğuna inanmadığı bir düşünce ya da içine doğmayan bir
duygu üzerinde yazan kişi, kendini zorlar. Bu yüzden anlatımı içten ve doğal olmaz. Bu da
konuşmanın etkili olmasını engeller.

Duruluk
İyi bir konuşmacının mutlaka bir amacı vardır. Hiç kimse boşu boşuna konuşmak
istemez. O halde konuşmanın anlaşılması ilk şarttır. Bunun gerçekleşebilmesi ise sözlerin
açık ve duru olmasına bağlıdır. Konuşmacının ağzından çıkanların kulağımıza pürüzsüz bir
biçimde ulaşması da duruluğu özelliklerindendir. Hiç kimse konuşmacıyı dinlerken bulmaca
çözmek zorunda kalmayı istemez. Duru bir anlatım, sözün anlamının kolay kavranmasını
sağlar. Söz sanatlarıyla yüklenmemiş, süssüz ve tumturaksız anlatıma “duruluk” adı verilir.
Düşünüldüğü gibi konuşmak, gereksiz mecazlara ve sanatlara kaçmamak, konuşmanın
anlamca dolgun olmasını ve rahat anlaşılmasını sağlar.


kaynak : MEGEP | Diksiyon 2

Konu Bussines tarafından (12-13-2009 Saat 15:06 ) değiştirilmiştir..
Bussines isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-13-2009, 15:05   #2 (permalink)
Kullanıcı Profili
Senior Member
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik Tarihi: Nov 2009
Üye No : 5
Mesajlar: 132
Standart

Akıcılık
Bir konuşmanın rahat ve kolay anlaşılması, kelimelerin dile dolaşmaması,
dinleyicilerin rahatsız olmadan anlayabilmeleri durumuna “akıcılık” denir. Konuşmanın
akıcı olabilmesi için zaman zaman dinleyicileri dikkatleri toplanmalıdır. Bu amaçla,
konunun niteliğine göre, fıkra, nükte, atasözü, deyim, vb. gibi öğelere başvurulabilir.
Her türlü konuşmada söylenmesi güç olan kelimeleri kullanmaktan kaçınmalıdır.
Akıcılık, kelimelerin seçiminden ve söz dizimindeki uygunluktan gelebileceği gibi hayal ve
düşüncelerin düzenindeki dengeden de doğabilir.
Çok uzun ve girişik sözler de duygu ve düşüncelerin kavranmasını güçleştirir,
konuşmanın akıcılığını keser.
İçinde birçok bilimsel terim bulunan konuşmalarda sıkıcı olur. Eğer çok terim
kullanmak zorunluluğu varsa bunlar, elden geldiğince arka arkaya getirilmelidir.
Özgünlük
Duygudan ve düşünceden başka, anlatımda özgün olmaya, yani başkalarına
benzememeye çalışmak gerekir. Anlatımın özgünlüğü herkesten farklı bir görüş, duyuş ve
düşünüş tarzına sahip olunması ve bunların değişik bir tarzda ifade edilmesi
demektir.Konuşmalarında belirli bir özgünlüğü olanlar, ileride ünlü hatipler arsına
girebilirler.
Herkesin bildiği, en azından pek çok kaynakta var olan bilgileri dinleyicilere aktarmak
konuşma sanatı açısından pek hoş bir durum değildir. Her şeyden önce; ortaya konulan
duygu, düşünce ve bilgilerin özgün olması gerekir. Bunlara ortaya koyuştaki üslûp da özgün
olmalıdır.
Açıklık
Karmaşık ya da yalın bir metin, herhangi bir konuşmanın anlaşılır bir biçimde
dinleyiciye aktarılmasına “açıklık” adı verilir. Bunun için sadece boğumlandırma ya da
büküm yeterli değil. Konuşmacı seslendirme öğelerini kullanmada elde ettiği beceriyi metnin
anlamıyla birleştirebilmelidir. Bu noktada konuşmacının hem ses öğelerini kullanma becerisi
hem de konuşmanın içiriğiyle ilgili ayrıntıları verebilme gücü önemlidir. Konuşmacı sanata
dayalı konularda yorumunu, düşünceye dayalı konularda ise düşüncelerini öne çıkarabilmeli
ve bunları dinleyicilerin hayal dünyasında yaşatabilmelidir.
Bütün bunları hakkıyla yapabilmek için;
* Parça iyice kavranmış olmalı ,
* Ana düşünce ve duygular, anahtar sözler belirlenmiş olmalı,
* Söz içindeki durak yerlerini ve sürelerinin iyi ayarlanmış ve geçişlerin uygun
yapılmış olması gerekir.
* Yapaylıktan sakınılmalı
* Biçim öğelerinin içeriği duyurmada işlevlerinin olup olmadığına dikit
edilmelidir.
Kuvvet
Duyguların gerçek değerlerine göre sesin aldığı biçime “ kuvvet” adı verilir.
Duygunun önemi, sesin şiddetiyle belirtilmektedir. Ancak, bunun çalışılmayla kazanılacağı,
özellikle şiddetli duyguların belirtilmesinde ölçünün çok dikkatle ayrılması gerektiği
unutulmamalıdır.
Duygu ve coşku doruklarını iyi hesap etmeyen bir konuşmacı, anlatıma şiddet
kazandırmak isterken güç duruma düşebilir; soluğu kesilebilir, yerli yersiz iniş çıkışlarla
şiddetli sesler çıkarıp tempoyu ve akışı bozabilir, boğumlanma hataları yapabilir. Bu durum
her şeyden önce soluk almanın düzeniyle ilgilidir.
Kuvvet daha çok şiir, tiyatro, hitabet gibi türlerde önem arz etmektedir. Kimi şiirler
güçlü tonla kimi şiirler ise aksine yavaş ve düşük bir ses tonuyla okunmalıdır.
İmge
Konuşmacının anlatmak istediklerini bir takım güzel benzetmelerle, hayal ürünleriyle
süslenmesine “imge” adı verilir. Anlatımındaki renkli ve çarpıcı görüntüleri, ilginç
soyutlamaları dinleyicinin gözünde canlandırabilme gücüdür. Buna dikkat etmeden yapılan
konuşma, özgünlüğünü duyurmaktan yoksun olacağından başarısız bir konuşma sayılır.
Konuşmaya gerekli imgeleri yerleştirebilmek için, ilkin imgesel özelliklerini kavramak
gerekir. İyi bir konuşmacının konuşurken hangi imgeleri ne zaman ve ne şekilde
kullanacağını bilme ya da kestirebilme gücüne ulaşması gerekir. İmgeler, değişik kategorileri
ve çeşitlere ayrılmaktadır. İmgenin duyurmak ve göstermek istediklerini dinleyicilere
iletebilmek için çalışmaları yalın örneklerden başlamak gerekir. Konuşmanın imgesel gücü,
diksiyon becerilerinin göstergelerinden biridir. Dinleyiciye konuyu renk, biçim, hareket, ses
ve soyutlama biçiminde doğru ve etkili biçimde ulaştırabilmek, büyük bir aşamadır.
Bir konuşmacının konuşmasını ilgi çekici bir duruma getirebilmesi, öncelikle seçeceği
imgelerle ilgilidir. Bunun temelinde ise bireylerin gözlem gücü, kişilikleri ve çevreleri
yatmaktadır.

İncelik
Anlatımda metnin örtülü ya da açık anlamını, metin içinde içeriğin gösterdiği
ayrıntılarda hissettirebilme gücüne “incelik” denir.
İncelik; konuşan kişinin sanatına, bilgi ve görgüsüne bağlıdır. Bu özellik
konuşmacının
Başarısını etkileyin en önemli öğelerden birisidir. Sıradan, bayağı sözler söyleyen bir
konuşmacı dinleyicilerde beklenen etkiyi uyandıramaz .Çoğu zaman dinleyicileri bezginlik
ve usanç içine sokabilir.
Duygunluk
Konuşmacının duygu, hayal ve heyecanlarını dinleyenlere de yaşatabilme gücüne
duygunluk adıverilir. Konuşma metnindeki duyarlılığın dinleyiciye hissettirebilmesidir.
Anlatıma duyarlık yükleyebilmek, yapaylıktan ve abartıdan sakınarak en doğru seslenmeyi
bulmakla gerçekleştirebilir.
Hareket
Konuşmanın gerektirdiği hız veya yavaşlığa hareket adı verilir. Konuşmanın metnin
özelliğine göre ağır ya da çabuk söylenmesi niteliğidir. Ağırlık ya da çabukluk, anlatılacak
duygu ve düşüncelere göre değişiklik gösterilir.Bir metnin bütününe ait birimlerinde görülen
hareket değişikleri arasında uyum sağlanabilmelidir.
Sakin, yumuşak, rahatlık, dayanma niteliği gösteren duygular ağır; coşkulu ve
gerilimli duygular hızlı söylemeyi gerektirir.
Taklit
Konuşma esnasında kimi ses ve sözlerin canlandırılmasına taklit adı verilir .Taklit iyi
bir diksiyon çoğu zaman önemli bir ihtiyaçtır.Duygu, düşünce ve hayallerin dinleyicilere ses
veya hareket taklidi yoluyla aktarılabilmesi son derece önemli bir üstünlüktür.Özellikle, fıkra
anlatmada ve özel sohbetlerde bu fark kendini gösterir.


kaynak : MEGEP | Diksiyon 2
Bussines isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:18.


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30