![]() |
| | #1 (permalink) |
| Hava Kirliliğinin İnsan ve Çevreye Etkileri Hava kirliliğinin çevre üzerideki olumsuz etkileri dört ana başlık altında incelenebilir. İnsan Sağlığına Etkileri İnsanın nefes almadan bir dakika bile yaşayamayacağı göz önünde bulundurulursa havanın önemi daha iyi anlaşılır. Havadaki karbon parçacıkları, ozon, karbonmonoksit, kükürtdioksit, doymamış hidrokarbonlar, aldehitler, kanserojen maddeler solunum yolu ile insan vücuduna girer. Böylece solunum yollarında rahatsızlıklar kendini hissettirir, vücudun mekanizması bozulmaya başlar, bronşlarda iltihaplanma, daralma görülür. İleri safhalarda ise, bronşit, anfizom ve akciğer kanseri gibi rahatsızlıklar kendini gösterebilir. Tabiata Etkileri İklime Etkilere Sera Gazlar, Sera Etkisi Sera: Güneş ışınlarının içerisine girmesine izin vererek ve ısının dışarıya kaçmasına sınırlayarak, iç ortamın dış ortama göre daha sıcak olmasını sağlayan sisteme sera denir. Sera etkisi: Yer atmosferine de su buharının da içerisinde bulunduğu sera gazı olarak adlandırılan gazlar, güneşten alınan enerjinin bir kısmının uzaya tekrar dönmesini önler, böylece yer yüzeyinin olduğundan daha fazla ısınmasına sebep olurlar, bu olaya sera etkisi denir. Sera gazı: Atmosferde kısa dalgalı güneş radyasyonunu geçirme buna karşılık yerden atmosfere yayılan uzun dalgalı radyasyonu tutabilme özelliklerine sahip gazlara da sera gazı denir. İnsan kaynaklı sera gazı emisyonlarının özellikle de CO2’nin sınırlandırılmasına yönelik önlemler tüm dünya ülkelerini işbirliği yapmaya yönlendirmiştir. Ülkelerin atmosfere saldıkları sera gazı emisyonlarının sera etkisi ve küresel ısınma üzerindeki net emisyonlarının bilinmesi ile ortaya çıkacaktır. Türkiye’nin başlıca sera gazı kaynakları enerji, sanayi ve tarım sektörüdür. Bu sektörlerdeki birincil enerji kaynağının yaklaşık %85’i ticari (taş, kömürü, linyit, asfaltit, doğal gaz, hidrolik), %15’i ticari olmayan (odun, hayvan ve bitki atıkları) kaynaklardan oluşmaktadır. Kloroflorokarbonların ise, özellikle 1980’li yılların başından itibaren ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Küresel Isınma Atmosfer salınan karbondioksit, kloroflorokarbonlar ve öteki radyoaktif sera gazı emisyonlar nedeniyle yerin yüzey sıcaklıklarındaki artış “küresel ısınma” olarak tanımlanmaktadır. Küresel ısınma nedeniyle iklim değişikliklerinden sorumlu tutulan sera gazlarını güneşten alınan enerjinin bir kısmının uzaya geri dönmesini önleyerek atmosferde tutmaları ile meydana gelen “sera etkisi”, yerin yüzeyinin ısınmasına etki eden en önemli faktördür. Küresel ısınmanın dünya boyutunda ele alındığında iklim sistemleri üzerindeki etkisi, negatif yönde görüldüğü gözlemlenmiştir. Asit Yağışları (Asit yağmurları) Özellikle termik santrallerde ve motorlu araçlarda kullanılan fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere bırakılan başta kükürtdioksit (SO2) olmak üzere, azot oksitler ve diğer kirleticilerin karmaşık bir süreç içinde havadaki öteki kimyasallarla (özellikle nemli bölgelerde su buharı ile) tepkimeye girmesi ile oluşan sülfürikasit (H2SO4) ve nitrikasit (H2NO3)’in yağmur, kar, ve dolu gibi hidrometeorlarla yere ulaşması “asit yağışları” olarak adlandırılır. Asit yağışlarına bağlı olarak toprak, göl ve akarsularda gözlenen asit birikimlerinin yanı sıra, kuru sülfat ve nitrat partiküllerinin (parçalarının) çiyli ya da sisli ortamda nemlenmesi sonucu kuvvetli asitik çözeltiler toprakta depolanabilmektedir. Asit yağışlarının neden olduğu zararlardan bazıları şunlardır: * Toprakta bulunan alüminyumun çözülerek içme sularına karışması ve bu yolla insanların zehirlenmeleri, * Göl ve akarsuların asit dengesinin bozulması, su ekosistemin bozulması, tüm canlı organizmaların etkilenerek bazı su ürünlerinin yok olması * Orman örtüsü ve kentlerdeki yeşil alanların ve ağaçların kuruması, yok olması, * Tarihsel – kültürel kalıntı ve eserlerin, binaların çözünme ufalanma ve aşınma gibi süreçlerle tahrip olması. Asit yağışları tüm dünyamız için bir tehlike oluşturmakla birlikte en büyük hasar, Avrupa ve Kuzey Amerika üzerinde toplanmıştır. Asit yağışları, çevre kirliliğinin özellikle de hava kirliliğinin sınır tanımadığını gösteren iyi bir örnektir. kaynak : MEGEP | Çevre Koruma | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Ozon Tabakası, Görevi ve Korunumu Etrafımızı çevreleyen atmosfer, çeşitli katmanlardan oluşmaktadır. Yoğunluğu yerden uzaklaştıkça azalan atmosferin katmanları bütün canlılığın görüldüğü, hava hareketlerinin etkili olduğu yerdir. Atmosferin her tabakasında, fiziksel ve kimyasal olaylar farklıdır. Güneşin ultraviyole ışınları, oksijen moleküllerini parçalayarak oksijen atomlarını ortaya çıkarmakta ve oksijen molekülleri ile birleşerek 3 atom oksijene sahip olan ozon haline dönüştürmektedir. Atmosferdeki ekosistemin ve doğal dengenin korunmasına bağlı olarak, bu faaliyet düzenli olarak sürmektedir. Ozonu Delen Maddeler Atmosferdeki stratosfer içinde ozon dinamik bir denge içinde doğal proseslerle (süreçler) sürekli olarak oluşmakta ve tahrip olmaktadır. Ancak yer yüzeyinden atmosfere yayılan pek çok kaynak gaz, ozonu yok eden bazı kimyasal maddelerin artmasına neden olmakta ve bu maddeler de havanın oksijeni ile reaksiyona girerek ozonun tahribine yol açmaktadırlar. Ozonun tahrip edilmesine neden olan kimyasal maddeler klor, brom, hidrojen ve azot içeren bileşiklerdir. Bu bileşikler ozonu tekrar moleküler oksijene çevirmekte ve katalitik reaksiyonlar binlerce ozonu yok edebilmektedir. Yukarıda sözü edilen kaynak gazların en önemlisi olan klor ve bromla bir arada bulunan karbon bileşiklerini ihtiva etmektedir. Bunlar kloroflorokarbonlar (CFC) olarak adlandırılırlar. 1930’larda keşfedilen CFC’ler günümüzde buzdolaplarında soğutucu olarak, hava soğutucu sistemlerinde, aerosol sprey kaplarında itici gaz olarak, köpük imalatında, özellikle elektronik sanayinde çözücü olarak kullanılmaktadır Hayvan ve Bitkilere Etkileri Kirli hava, insanlara yaptığı zararlı etkiyi hayvanlara ve bitkilere de benzeri şekilde yapmaktadır. Mesela, kirli hava gözeneklerden girerek bitkilerin solunumunu engeller. Buna bağlı olarak fotosentez yavaşlar ve bunun sonucu olarak da tarım ürünlerinde sararma ve verim düşüklüğü görülür. Bilhassa kükürtdioksit, tahıllara çok zarar verir, ağaçların yapraklarında renkte bozulma, renkte bozulma, ileri devrede kurumalara bile sebep olabilir. Hava kirliliğinin bitkilerdeki etkisine bir örnek olay da asit yağmurudur. Kömürle çalışan santrallerden çıkan kükürtdioksit (SO2) gazının atmosferde girdiği reaksiyonlar sonucu oluşan sülfirik asitin (H2SO4) yağmur suyu ile yıkanması sonucu asit yağmurları meydana gelir. Hayvanlar da hava kirliliğinden insanlar gibi olumsuz yönde etkilenir. Solunum ve cilt rahatsızlıkları yanında hayvanlarda et ve süt veriminde düşüşler gözlenmiştir. Eşyaya Etkileri Hava kirliliği, yapıların taş ve metal kısımlarında zarara sebep olmaktadır. Örneğin, is sebebiyle kirlenme gibi. Ayrıca kükürtdioksitli hava, kireç taşının (kalker) tahribine sebep olmakta ve yapılar daha çabuk yıpranmaktadır. Yine kükürtdioksit, demir ve çelik gibi metal kısımlarda tahribat yapmakta ev ve otomobillerde yıpranmalar çoğalmakta, eşyaların ömürleri kısalmaktadır. kaynak : MEGEP | Çevre Koruma | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çevreye İlişkin Tanımlar | Bussines | Mesleki Gelişim | 1 | 12-07-2009 21:21 |